Ana içeriğe atla

İslam ve Medeniyet

Sık sık karşılaşırız Müslüman olduğumuz için bize gerici diyen beşerlere. Şunu lakırdarlar: "21. yüzyıl modern bir çağ ve bu çağda bir dine inanmak ve bu din vesilesiyle bağlanmak (cemaat) gericiliktir." Sahiden öyle midir?

"21.yüzyıl modern bir çağ": Bir şeyin modern olması onun iyi olduğu anlamına gelir mi? Veya her yeni eskiden iyi ve uyulmaya daha layık mıdır? Hayır. İnsanlık tarihine baktığımızda durumun çoğu zaman bu yargıların zıddına ilerlediğini kavrıyoruz. Kötülük mütemadiyen gelişiyor: cinayetler, tecavüzler, savaşlar durmaksızın ilerliyor, yani medeniyet geriliyor. Yargıyı bir de put edinilen modern bilimin ellerine verelim. Aldığımız cevap yine menfi. Entropi yasası gereğince kainat sürekli yokluğa, varlığın zıddına (kötülüğe) ilerliyor. İnsanlığın aktığı yöne şuursuz akmak iradeyi yok saymaktır. Bu da insanların insan olmasının önündeki en büyük engellerdendir. Bizi hayvanattan ayıran irade ve akıldır. Niçin irademiz dışında vuku bulan, bugün dediğini yarın değilleyen topal çağı çoban belleyecekmişiz, irademiz dururken! Yani, her devinim "iyi"liğe doğru değil. Öyleyse her modern, çağdaş olana uymamız gerekmiyor, koyun veya domuz değil isek.


"...bu çağda bir dine inanmak ve bu din vesilesiyle bağlanmak (cemaat) gericiliktir." diyenlere ise biz şunları söylüyoruz. İnsan iradesinin olduğu her şey, yani her seçim, seçilemeyene göre daha ulvidir, yücedir. Ne ırk ne de cinsiyet ise seçilemez, insan iradesinin (dolayısıyla insan aklının) dışındadır. Din ise kainattaki en yüce kavramdır. Din seçilir; dinin seçilebilmesi insan aklına ve iradesine önem verilmesi demektir. Irk ve cinsiyet seçilemez, insanı insan yapan değerlerin dışındadır. Nedir insanı insan kılan? Akıl ve bu aklın doğru işletilmesi, yani din. Akıl ise Irk (ulus) birliğinde devre dışıdır. Aklın kullanılmadığı, körlüktür. 

Din cihanşümuldur, bütün insanlar içindir, ırk ve cinsiyet ise sadece iradi olmayan bir şekilde o kümeye dahil olan kişiler içindir, bir toplumu içine alan bencillik. Bütün insanlar hak ve hukuk bakımından eşit iken niçin bir ırka veya cinsiyete mensup olmak ayrıcalıklı olsun, niçin hakikat (!) seçilemeyen bir kümeye dahil olan kişiler için olsun? Din ise bütün insanların denk olduğunu, adaleti haykırır yeryüzüne. Hayatın gayesi ne ise, her ne ise varlığı için var olunacak olan bütün insan varlıklarınadır o.

Hürriyet ve adalet yalnızca dinin tahsis edebileceği olgulardır. Müslüman olduğumuzu ilan ederek biz Allah'tan başkasına ilahlık tanımayacağımızı, kimseye mutlak itaatte bulunmayacağımızı beyan ederiz. Beyannamemiz bizi insan yapar; yani aklımızı, irademizi öne çıkarmak suretiyle bizi hayvanlardan, beşer olmaktan kurtarır. İnsan hayatının yüceliği: "İnsan eşref-i mahlukattır." Adalet, halife için de halk için de aynı kanunların geçerliliği, halifenin halktan ayırt edilemeyecek kadar sade yaşayışı. (Gelen elçinin mescitte kimin halife olduğunu anlamaması olayına bakınız.) İyilik, doğruluk... İnsanı gölgesiyle değil, hilkatiyle tanımlamak. İşte dinin emirleri, bundan başka medeniyet var mıdır?

Medeniyet, yalnızca dinde tezahür eder. "Herkes için adalet ve insanın insana boyun eğmeyişi." Din medenidir, ötekiler ise ilkel, iradenin yok edildiği ve aklın yok sayıldığı. İnsan olmak isteyenlerin dinden başka yolu yoktur. Mutlak surette sarih.

-Yunus Emre Macar




Yorumlar