Resulullah’tan ve peygamberlerden sonra cennette en çok Mus’ab bin Umeyr ve Seyyid Kutub ile komşu olmak isterdim. Mus’ab, İslam’dan önce Mekke’nin en zengin ailelerindendi, o kadar ki bir giydiği gömleği bir kez daha giymezmiş. Mekke döneminde Müslüman olduktan sonra ailesi tarafından işkenceler görüyor, kendisine zulmediliyor ve Habeşistan’a hicret ediyor, orada tebliğ vazifesini eda ediyor. Daha sonra Mekke’ye dönüyor ve Resulullah onu Medine’ye, oradaki Müslümanlara İslam’ı öğretmeye yolluyor. Mus’ab, İslam’ın ilk muallimidir. Medine’ye hicret eden ilk sahabi Mus’ab’tır. O, Bedir ve Uhud savaşlarında sancağı taşımıştır. Uhud’da müslümanların çok sıkıştığı, çoğu büyük sahabinin bile dağa kaçtığı anlarda o, peygamberi korumaya çalışırken önce sağ kolunu kaybedip sancağı sol koluna almış, sonra sol kolunu kaybedip sancağı göğsüyle taşımaya çalışmış ve şehit olmuştur. Müslüman olmadan önce dönemin en zenginlerinden olan, bir giydiğini bir daha giymeyen Mus’ab’ın şehit olduktan sonra naaşını örtecek kefen bulamadı Müslümanlar. Başını örrtünce ayakları, ayaklarını örtünce başı dışarıda kalıyordu. Resulullah dal toplanmasını emretmiş ve örtülemeyen yerleri dallarla örtülmüştür. Allah ona rahmet etsin.
Seyyid Kutub ise ömrünü hakkı ve adaleti müdafaaya vermiş, Mısırlı muazzam bir fikir ve eylem adamıdır. Gençliğinde Amerika’da okumuş, komünizm ve kapitalizm hakkında kapsamlı okumalar yapmıştır. Hakikati ise İslam’da bulmuştur. Müslüman Kardeşler üyesi olmasından dolayı zindana mahkum edilmiş, zindanda boş durmayarak 16 ciltlik Fî Zılâli’l Kur’an tefsirini yazmıştır. Onlarca telif eseri olan Kutub, sömürgeci yönetim tarafından 1966’da idam edilmiştir. Allah ona da rahmet etsin.
“Eğer idamı hak etmiş olarak Hakk’ın emri ile ipe çekiliyorsam buna itiraz etmek haksızlıktır. Eğer batılın zulmüne kurban gidiyorsam batıldan merhamet dileyecek kadar alçalamam. Allah’a şükürler olsun ki 15 sene cihad ettikten sonra bu mertebeye ulaştım. Ben Allah yolunda yaptığım iş için asla özür dilemem. Namazda Allah’ın birliğine şehadet eden parmağım asla bir tağutun hükmünü onaylayan tek bir harf bile yazmayacaktır.”Anlattığım şehitlerden başka önderim kabul ettiğim bir çok Müslüman var, inşallah onlar hakkında da yazacağım. Esselamu aleykum.
(İdam edileceği vakit, daha önceki söz ve hareketlerinde yanılmış olduğunu beyan etmesi şartıyla hapishaneden çıkarılacağının, yani idamdan kurtulacağının söylenmesi üzerine söyledikleri.)

Yorumlar
Yorum Gönder