Ana içeriğe atla

Büyük Vaad


                    بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ


Allah, müminlerden, canlarını ve mallarını, kendilerine cennet vermek üzere satın almıştır: Allah yolunda çarpışacaklar da öldürecekler ve öldürülecekler. Bu, Tevrat'ta da, İncil'de de Kur'ân'da da Allah'ın kendi üzerine yüklendiği bir ahittir. Allah'dan ziyade ahdine riayet edecek kim vardır? O halde yaptığınız alışveriş ahdinden dolayı size müjdeler olsun! Ve işte o büyük kurtuluş budur.

(Bunlar), O tevbekâr olanlar, o ibadet edenler, o hamd edenler, o oruç tutanlar (onun yolunda seyahat edenler), o rükua varanlar, o secdeye kapananlar, iyiliği emredip, kötülükten vazgeçirenler, Allah'ın hududunu koruyanlar (emirleriyle yasaklarının ölçülerine riayet edenler)dır. Müjde ver o mü’minlere, müjde!

Tevbe Suresi, 111-112

Ne muhteşem ayetlerdir bunlar! Allah-u Teala mü’minleri hayatın manasızlığından kurtarıp onlara ulvi bir gaye vermekle kalmıyor, mü’minleri dünyadaki hiçbir nimetin yanına varamayacağı cenneti de va’dediyor: içinde tertemiz eşleriyle sonsuz kalacakları, altlarından ırmaklar akan, içindekilere hiçbir sıkıntı dokunmayan cennet! Kelamı ile Rabb, dünya ve ahiret aleminde beşeri sefaletten âzâd edip arzdaki halife tayin etmek suretiyle onu insana tekamül ettiriyor, onu dünya ve ahirette sefaletten kurtarıp aciz beşeri eşref-i mahlukat kılıyor. Kendine bile yetmeyen o aciz müjdeleniyor: “Müjde ver o mü’minlere, müjde!” Yolunu kaybetmiş olan insan, Rahman’ın lütfu sayesinde ulvi bir hayat gayesi ediniyor, adeta hayat kaynağı: bitmez ve tükenmez, içtikçe ferahlatan bir kaynak; her şeyin sahibi, yaratıcı yolunda savaşmak, yaşamak, ölmek ve öldürülmek! Bundan başka nedir hayatı yaşanabilir kılan ve nedir uğruna ölünecek olan? İdeolojiler, yanlış felsefeler bu ilahi gayenin yanında çürük ve sönük kalıyor! Seni ve diğerlerini yaratan, göklerin ve yerin yegane hükümranlığı elinde olan, bir bakışından bile haberdar olan ve her şeyi bilen yaratıcını Rabb edin ey insan! Senin gibi birer insan olanların aklından çıkma eksik, çürük ideolojilere değil! En doğru yaşam şeklini (din) ancak o bilir. Muhakkak ki, Onun düzeninden gayrısının Rabb’inin kelamı yanındaki durumu el fenerinin durumu gibidir. İnsanın aklının birer çürük meyvesi olan ideolojiler hiçbir vakit hayatın anlamı olamaz, olamamışlardır da! Ne vakit insanlar bu ideolojilere kaptırmışlarsa idraklerini, müthiş bir sefalet ve esaret içinde kalmışlardır. Öyleyse Yaratıcının hükmünü yer yüzünde hakim kılmak için çalış: iyiliği emret ve kötülükten nehy et. Yalnızca Allah’a kulluk et, ondan başkasına, “izm”lere “Lâ!” demeyi bil. Kul’a Allah’a kulluk gerek, kul’a değil! Hürriyet de budur, İnkılab da.
Hatalar benden, doğrular Rabbimdendir.

Yorumlar